İçeriğe geç
KesatHukuk BürosuBize ulaşın

Ceza hukuku

Ceza hukuku, suç sayılan fiilleri ve bunların yaptırımlarını, soruşturma ve kovuşturma usulünü ve cezaların infazını düzenler; şüpheli, sanık ve mağdurun haklarını da kapsar.

Bu alan neleri kapsar

Bu alanda, bir suç şüphesinin ortaya çıkmasından hükmün kesinleşmesine ve cezanın infazına kadar uzanan süreç ele alınır. Temel kurallar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) tarafından belirlenir.

  • Suç duyurusu, şikâyet, ifade işlemleri, uzlaştırma ve ön ödeme
  • Gözaltı, tutuklama, adli kontrol, arama ve el koyma gibi koruma tedbirleri
  • Asliye ceza, ağır ceza ve çocuk mahkemelerinde görülen davalar
  • Mağdurun şikâyetçi veya katılan olarak sürece katılımı
  • Kanun yolları ve bireysel başvuru
  • Cezaların infazı
  • Kabahatler ve idari para cezalarına karşı başvuru

Sık karşılaşılan konular

  • Yaralama, tehdit, şantaj ve hakaret gibi suçlar: Bu gruptaki suçların bir kısmının soruşturulması şikâyete bağlıdır, bir kısmı ise uzlaştırma kapsamındadır. Hakaret suçu uzlaştırma kapsamında değildir; kural olarak ön ödeme kapsamındadır (CMK md. 253, TCK md. 75).
  • Mal varlığına karşı suçlar: Hırsızlık, dolandırıcılık, güveni kötüye kullanma ve mala zarar verme gibi suçlarda, zararın giderilmesi hâlinde etkin pişmanlık hükümleri gündeme gelebilir (TCK md. 168).
  • Bilişim suçları: Bilişim sistemine hukuka aykırı olarak girme, verileri bozma veya değiştirme ve banka ya da kredi kartlarının kötüye kullanılması bu gruptadır.
  • Taksirli suçlar: Trafik kazası, iş kazası veya tıbbi müdahale sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar, taksirle öldürme ya da taksirle yaralama kapsamında değerlendirilebilir.
  • Şirket faaliyetleriyle bağlantılı suçlar: Sahtecilik, vergi suçları ve ticari ilişkilerden doğan diğer isnatlar bu başlıkta yer alır. Ceza sorumluluğu şahsidir; tüzel kişilere ceza yaptırımı uygulanamaz, ancak kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır (TCK md. 20).
  • Adli süreçteki çocuklar: Suç işlediği iddia edilen çocuklar için daha önce kullanılan “suça sürüklenen çocuk” ifadesinin yerine 2026’da 7593 sayılı Kanunla “adli süreçteki çocuk” ifadesi getirilmiştir. Bu çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu ile öngörülen özel usul kuralları uygulanır; dava kural olarak çocuk mahkemelerinde veya çocuk ağır ceza mahkemelerinde görülür.

Süreç genel olarak nasıl işler

  1. İhbar ve şikâyet: Soruşturma, Cumhuriyet savcısının ihbar, şikâyet veya başka bir yolla suç şüphesini öğrenmesiyle başlar. İhbar ve şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir (CMK md. 158).
  2. Soruşturma: Deliller savcının yönetiminde toplanır ve şüphelinin ifadesi alınır. Bu evrede tutuklama ve adli kontrol kararlarını sulh ceza hâkimliği verir; arama ve el koyma da kural olarak hâkim kararıyla yapılır. Uzlaştırma kapsamındaki suçlarda uzlaştırma girişiminde bulunulur; ön ödeme kapsamındaki suçlarda savcılıkça bildirilen miktar süresinde ödenirse kamu davası açılmaz.
  3. Soruşturmanın sonuçlanması: Yeterli şüphe oluşmazsa kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir. Yeterli şüphe varsa iddianame düzenlenir ya da kanuni koşullar oluşmuşsa kamu davasının açılması ertelenebilir. İddianamenin mahkemece kabulüyle kovuşturma evresi başlar.
  4. Kovuşturma ve hüküm: Duruşmada sanığın sorgusu yapılır, deliller tartışılır, savcının mütalaası ve savunma alınır. Mahkeme beraat, mahkûmiyet veya kanunda sayılan diğer hükümlerden birini kurar; koşulları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verebilir.
  5. Kanun yolları: İlk derece mahkemesi hükümlerine karşı, kanunda kesin sayılanlar dışında, bölge adliye mahkemesine istinaf; bölge adliye mahkemesinin temyize açık kararlarına karşı Yargıtaya temyiz yoluna gidilebilir. Hâkim kararlarına karşı itiraz yolu açıktır. Başvuru yolları tüketildikten sonra Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapılabilir.
  6. İnfaz: Kesinleşen mahkûmiyet hükümleri, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun hükümlerine göre yerine getirilir. Koşullu salıverilme ve denetimli serbestlik bu aşamanın kurumlarıdır.

Şüpheli, sanık ve mağdurun temel hakları

Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar kimse suçlu sayılamaz (2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası md. 38). Başlıca usul güvenceleri şunlardır:

  • Susma hakkı: İfade ve sorguda kişiye yüklenen suç anlatılır ve açıklama yapmama hakkı olduğu bildirilir (CMK md. 147).
  • Müdafi yardımı: Şüpheli ve sanık her aşamada müdafi yardımından yararlanabilir; müdafi seçecek durumda olmayan kişiye istemi hâlinde baro tarafından müdafi görevlendirilir. Müdafii bulunmayan çocuklar ve kendisini savunamayacak derecede engelliler için, ayrıca alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlarda istem aranmaz (CMK md. 149, 150).
  • Yasak usuller: Yasak usullerle alınan ifadeler, rıza olsa bile delil olarak değerlendirilemez. Müdafi bulunmaksızın kollukta alınan ifade, hâkim veya mahkeme önünde doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz (CMK md. 148).
  • Mağdurun hakları: Mağdur ve şikâyetçi soruşturmada delillerin toplanmasını isteyebilir; mağdur ve suçtan zarar gören, ilk derece mahkemesinde hüküm verilinceye kadar kamu davasına katılabilir (CMK md. 234, 237). Suçtan doğan zararın tazmini ise kural olarak hukuk mahkemesinde ayrıca talep edilir.

Süreler ve dikkat edilmesi gerekenler

  • Şikâyet süresi: Şikâyete bağlı suçlarda, fiilin ve failin öğrenildiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunulmazsa soruşturma ve kovuşturma yapılamaz. Hakaret suçunda bu süre, her durumda fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez (TCK md. 73).
  • Gözaltı süresi: En yakın hâkim veya mahkemeye gönderilme için zorunlu süre hariç, yakalama anından itibaren yirmi dört saati geçemez. Toplu olarak işlenen suçlarda Cumhuriyet savcısı bu süreyi birer günlük emirlerle en çok üç gün uzatabilir (CMK md. 91).
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara itiraz: Suçtan zarar gören, tebliğden itibaren iki hafta içinde sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir (CMK md. 173).
  • Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz: Kanunda ayrıca hüküm bulunmadıkça, kararın öğrenildiği günden itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK md. 268).
  • İstinaf ve temyiz: Başvuru, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde yapılır (CMK md. 273, 291).
  • Bireysel başvuru: Başvuru yollarının tüketildiği tarihten itibaren otuz gün içinde yapılır (6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun md. 47).
  • Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat: CMK md. 141’de sayılan durumlarda istem, kesinleşmenin ilgiliye tebliğinden itibaren üç ay ve her durumda kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde yapılır (CMK md. 142).
  • İdari para cezaları: Özel kanunlarda farklı düzenleme yoksa, tebliğ veya tefhimden itibaren en geç on beş gün içinde sulh ceza hâkimliğine başvurulabilir (5326 sayılı Kabahatler Kanunu md. 3, 27).

Sürelerin geçirilmesi, ilgili başvuru hakkının kural olarak kullanılamaması sonucunu doğurur. Buradaki bilgiler genel niteliktedir; her somut olay kendi koşulları ve dosyadaki deliller çerçevesinde değerlendirilir.

Bu sayfa, büronun faaliyet gösterdiği alan hakkında bilgi vermek amacıyla hazırlanmıştır; uzmanlık iddiası taşımaz ve hukuki görüş yerine geçmez. Son güncelleme: Kasım 2026.